Hacet duası
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Türkçe okunuşuLâ ilâhe illallâhül-halîmül-kerîm. Sübhânallâhi rabbil-arşil-azîm. Elhamdü lillâhi rabbil-âlemîn. Es’elüke mûcibâti rahmetik ve azâime mağfiratik vel-ganîmete min külli birrin ves-selâmete min külli ism. Lâ teda’ lî zenben illâ gaferteh. Ve lâ hemmen illâ ferrecteh. Ve lâ hâceten hiye leke ridan illâ kadaytehâ yâ erhamer-râhimîn.
Türkçe anlamıAllah’tan başka ilah yoktur; O halîmdir, kerem sahibidir. Yüce arşın Rabbi Allah’ı tesbih ederim. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’adır. Rahmetini gerektiren şeyleri, bağışlamanı kesinleştiren şeyleri, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet isterim. Bende bağışlamadığın bir günah, gidermediğin bir tasa ve senin rızana uygun olup da karşılamadığın bir hacet bırakma. Ey merhametlilerin en merhametlisi.
KaynağıTirmizî, Vitir; İbn Mâce, İkâmetü’s-salât. Abdullah b. Ebî Evfâ rivayetidir. İki rekât kılındıktan sonra okunır.